OkuAnlaANLAMA YOLCULUĞUNGiriş yap
Sureler

DİNLE · TAKİP ET · ANLA

Yûsuf Suresi

111 ayet · Mekke dönemi

يوسف
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Anlamını görmek için Arapça bir kelimeye dokun.
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Hani bir zaman Yusuf, babasına: "Babacığım demişti, ben (rü'yada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm, bunların bana secde ettiklerini gördüm." demişti.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Babası Ya'kub): "Yavrum, dedi, rü'yanı kardeşlerine anlatma, sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Böyece Rabbin seni seçecek ve sana düşlerin yorumundan bir parça öğretecek, sana ve Ya'kub soyuna ni'metini tamamlayacaktır; nasıl ki daha önce ataların İbrahim'e ve İshak'a da ni'metini tamamlamıştı. Şüphesiz Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Andolsun, Yusuf ve kardeşlerin(in kıssaların)da, soranlar için ibretler vardır:

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Kardeşleri) demişlerdi ki: "Yusuf ve (öz) kardeşi (Bünyamin), babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz bir cemaatiz. Babamız açık bir yanlışlık içindedir!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yusuf'u öldürün, ya da onu bir yere bırakın da babanızın yüzü yalnız size kalsın (bundan böyle babanız yalnız sizi görsün ve sevsin)! Ondan sonra da (tevbe eder), iyi bir topluluk olursunuz!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İçlerinden bir sözcü: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın, kervanlardan biri onu (görüp) alsın; eğer yapacaksanız (böyle yapın)," dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Bu fikirde karar kıldılar ve babalarına gelip) Dediler ki: "Ey babamız, neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun, oysa biz ona öğüt verenler(onun iyiliğini isteyenler)iz?"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yarın onu da bizimle beraber (kıra) gönder, gezsin, oynasın; biz onu elbette koruruz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Ya'kub) Dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer; korkarım ki, sizin haberiniz yokken onu kurt yer!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dediler ki: "Biz bir topluluk olduğumuz halde onu kurt yerse, o zaman biz tamamen beceriksiz kimseleriz, demektir!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Nihayet onu götürüp de kuyunun dibine atmağa topluca karar verdikleri zaman biz, Yusuf'a: "Andolsun sen onların bu işlerini, hiç farkında olmayacakları bir sırada kendilerine haber vereceksin!" diye vahyettik.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey babamız, dediler, biz gittik, yarışıyorduk; Yusuf'u yiyeceğimizin yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Ama biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf'un) gömleğinin üstünde yalan kan getirdiler. (Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz sizi aldatıp bir işe sürükledi. Artık tek çarem güzelce sabretmektir. Dediğinize (dayanmak için) ancak Allan'tan yardım istenir!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler, (o da gidip kuyuya) kovasını sarkıttı: "Müjde, dedi, işte bir oğlan!" Onu ticaret için sakladılar, halbuki Allah, onların ne yaptıklarını biliyordu.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Nihayet (Mısır'a varınca) onu düşük bir pahaya, birkaç paraya sattılar. Onlar, ona (Yusuf'a) karşı isteksiz idiler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onu satın alan Mısır'lı (hazine bakanı Kıtfir), karısı(Zeliha'y)a: "Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlad ediniriz!" dedi. Böylece biz Yusuf'a o yerde güzel bir imkan verdik ki ona düşlerin yorumunu öğretelim. Allah, buyruğunu yerine getirendir, ama insanların çoğu bilmezler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf), kuvvetli çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz, güzel hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yusuf'un, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden murad almak istedi ve kapıları kilitleyip: "Haydi gelsene!" dedi (Yusuf): "Allah'a sığınırım dedi, efendim bana güzel baktı. zalimler iflah olmazlar!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Andolsun, kadın onu arzu etmişti, eğer Rabbinin doğruyu gösteren delilini görmeseydi o da onu arzu etmişti. Böylece biz kötülüğü ve fuhşu ondan çevirmek istedik; çünkü o, ihlasa erdirilmiş (temiz) kullarımızdandır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kapıya doğru koşuştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında kadının bey'ine rastladılar. Kadın: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası nedir? Zindana kapatılmak veya acı bir biçimde işkence edilmek değil midir?" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf): "O benden murad almak istedi!" dedi. Kadının ailesinden bir şahid de şöyle şahidlik etti: "Eğer Yusuf'un gömleği önden yırtılmışsa kadın doğrudur, o yalancılardandır."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve eğer onun gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalancıdır, o doğrulardandır!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Kadının kocası, Yusuf'un) gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce (kadına): "Bu, sizin düzeninizdendir, dedi, gerçekten sizin düzeniniz büyüktür!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yusuf, sen bundan vazgeç (bunu kimseye söyleme), (ey kadın), sen de günahının bağışlanmasını dile! Çünkü sen, günahkarlardan oldun!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Şehirde birtakım kadınlar: Vezir'in karısı, uşağının nefsinden murad almak istemiş! Sevda, onun bağrını yakmış! Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Kadın), onların (dedi-kodu yaparak kendisini dile düşürme) düzenlerini işitince, onlara (adam) gönderdi (yemeğe davet etti). Onlar için dayanacak yastıklar hazırladı ve her birine de birer bıçak verdi. (Yusuf'a): "Çık karşılarına!" dedi. Kadınlar, (önlerine konan meyveleri soyup yemekle meşgul iken) Yusuf'u görünce onu (gözlerinde) büyüttüler, (ona hayranlıklarından ötürü) ellerini kestiler ve: "Allah için, haşa bu, insan değildir; bu ancak güzel bir melektir!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Kadın) Dedi ki: "İşte siz, beni bunun için kınamıştınız! Andolsun ben kendisinden murad almak istedim de o, iffetinden ötürü reddetti. Ama kendisine emrettiğimi yapmazsa, elbette zindana atılacak ve alçalanlardan olacaktır!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf): "Rabbim dedi, bana göre zindan, bunların beni çağırdığı şeyden iyidir. Eğer onların düzenini benden savmazsan onlara kayarım ve cahillerden olurum!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbi onun du'asını kabul buyurdu da onların düzenini ondan savdı. Şüphesiz O, işitendir, bilendir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sonra (aziz Kıtfir ve adamları, Yusuf'un masumluğu hakkındaki) bu delilleri gördükleri halde yine onu bir süre zindana atmaları kendilerine uygun geldi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onunla beraber iki genç daha zindana girdi. Onlardan biri dedi ki: "Ben düşümde şarap sıktığımı görüyorum." Öteki de: "Ben de, görüyorum ki başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor. Bunun yorumunu bize haber ver, zira biz seni güzel davranan(iyi rü'ya yoran)lardan görüyoruz." dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf) şöyle dedi: "Size rızık olarak verilen yemek henüz size gelmezden önce bunun yorumunu size haber vermiş olurum. Bu (yorum) Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir (bu bilgileri Rabbim bana lutfetti). Ben, Allah'a inanmayan, ahireti de inkar eden bir kavmin dinini terk ettim:

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Bizim, herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmağa hakkımız yoktur. Bu (tevhid), bize ve bütün insanlara Allah'ın bir lutfudur, ama insanların çoğu şükretmezler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey benim zindan arkadaşlarım, çeşitli tanrılar mı iyi, yoksa herşeyi (hükmü altında tutan) kahredici tek Allah mı?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Siz, o'nu bırakıp ancak sizin ve atalarınızın taktığı birtakım (boş) isimlere tapıyorsunuz. Allah onlar(ın gerçekliği) hakkında hiçbir delil indirmemiş(onlara hiçbir güç vermemiş)tir. Hüküm, yalnız Allah'ındır. O, yalnız kendisine tapmanızı buyurmuştur. İşte doğru din budur. Ama insanların çoğu bilmezler."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey zindan arkadaşlarım, (rü'yanıza gelince) biriniz (eskisi gibi) yine efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak, kuşlar onun başından yiyecek. Sorduğunuz iş (bu şekilde) kesinleşmiştir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O iki kişiden kurtulacağını sandığı kimseye: "Beni efendin(kralın)ın yanında an (benim suçsuz olduğumu krala hatırlat)" dedi. Fakat şeytan o adama, (Yusuf'un durumunu) efendisine söylemeyi unutturdu, (bundan ötürü Yusuf), birkaç yıl zindanda kaldı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Bir gün) Kral dedi ki: "Ben, düşümde yedi semiz inek görüyorum, bunları yedi zayıf inek yiyor. Ve yedi yeşil, yedi de kuru başak (görüyorum). Ey efendiler, eğer siz rü'ya ta'bir ediyorsanız bu rü'yamın ta'birini bana anlatın."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yorumcular) dediler ki: "Bu, karışık düşlerden ibarettir. Biz, karışık düşlerin yorumunu bilmeyiz."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Zindandaki) İki kişiden kurtulan (adam), uzun bir süre sonra (bu olay üzerine Yusuf'u) hatırladı da dedi ki: "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Zindana, Yusuf'un yanına geldi, dedi ki): "Yusuf, ey çok doğru söyleyen, bize şu rü'yayı çöz: Yedi semiz ineği, yedi zayıf (inek) yiyor ve yedi yeşil, yedi de kuru başak (neyi gösterir)? Umarım ki senin yorumunla insanlara dönerim, onlar da bilirler."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf) Dedi ki: "Siz, adetiniz üzere yedi yıl (ürün) ekersiniz. Biçtiğinizi başağında bırakırsınız, ancak yiyeceğiniz az bir mikdar(ı alırsınız, gerisini depolarsınız)."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sonra onun ardından yedi kurak (yıl) gelir ki (tohumluk olarak) sakladığınız az miktar dışında, o yıllar için önceden biriktirdiklerinizi yeyip bitirir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sonra onun ardından bir yıl gelir ki, o yılda insanlara bol yağmur verilir ve insanlar o yıl (bol bol meyva) sıkarlar (hayvan sağarlar).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Elçi bu yorumu getirince) Kral: "Onu bana getirin." dedi. Elçi, Yusuf'un yanına gelince (Yusuf): "Efendine dön de ona sor, ellerini kesen o kadınların maksadı neydi? (Bunu ortaya çıkarsın). Şüphesiz Rabbim, onların tuzaklarını biliyor", dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Kral, kadınlara): "Yusuf'un nefsinden murad almak istediğiniz zaman durumunuz neydi?" dedi. Dediler ki: "Haşa, Allah için (doğru söylemek lazım), biz onda hiçbir kötülük görmedik!" Aziz'in karısı da: "İşte şimdi hak yerini buldu, ben onun nefsinden murad almak istemiştim. O tamamen doğrulardandır!" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Gerçeği söyledim ki Yusuf) Benim, arkadan kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacağını bilsin."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, daima kötülüğü emredicidir. Meğer Rabbimin esirgediği bir nefis ola. Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kral: "Onu bana getirin, dedi, onu kendime özel (dost) yapayım!" Kendisiyle konuş(up ondaki olgunluğu gör)ünce (Yusuf'a): "Sen, dedi, artık bugün yanımızda mevki sahibi, güvenilir(bir kimse)sin.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf, krala): "Beni ülkenin hazineleri üstüne bakan yap. Çünkü ben (onları) iyi korur, (yönetmesini) iyi bilirim." dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Böylece biz Yusuf'a o ülke'de iktidar verdik. Orada dilediği yerde konaklardı. Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız, güzel davrananların ecrini zayi etmeyiz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İnananlar ve (kötülüklerden) korunanlar için elbette ahiret ödülü, daha hayırlıdır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yusuf'un kardeşleri geldiler, onun yanına girdiler, o onları tanıdı; fakat onlar onu tanımıyorlardı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf) Onların (zahire) yüklerini hazırlatınca dedi ki: "Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin, görüyorsunuz ya ben, ölçüyü tam yapıyorum ve ben konukseverlerin en iyisiyim!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size ölçü(lüp verilecek bir şey) yok. (Bir daha) bana yaklaşmayın!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf) Uşaklarına: "Onların sermayelerini yüklerinin içine koyun, belki ailelerine döndükleri zaman bunun farkına varırlar da yine gelirler" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız, bizden ölçü men'edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de (ihtiyacımız olanı) ölç(üp al)alım. Biz onu mutlaka koruruz."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yakup) dedi ki: "Daha önce kardeşi için size güvendiğim gibi onun için de size güveneyim, öyle mi? En iyi koruyan Allah'tır ve O, merhametlilerin merhametlisidir!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Zahire yüklerini açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. Dediler ki: "Ey babamız, daha ne istiyoruz? İşte sermayemiz de bize geri verilmiş! Yine ailemize yiyecek getiririz. Kardeşimizi koruruz, bir deve yükü de fazla (azık) alırız. (Çünkü) Bu, az bir ölçüdür (bize yetmez)."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Ya'kub): "Hepiniz kuşatılıp engellenmedikçe siz, onu bana getireceğinize dair Allah adına bana sağlam söz vermeden onu asla sizinle göndermem!" dedi. Ne zaman ki, sözlerini verdiler, (Ya'kub): "Söylediğimize Allah, vekildir!" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve dedi ki: "Oğullarım, (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm, yalnız Allah'ındır. (O size ne takdir etmişse muhakkak olacaktır.) Ben O'na tevekkül ettim, tevekkül edenlerde O'na tevekkül etsinler!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Babalarının emrettiği yerden (Mısır'a) girdiler; (gerçi) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı. Ama sadece Ya'kub, içindeki bir dileği söylemişti. O, kendisine öğrettiğimizden ötürü bilgi sahibi idi (bundan dolayı 'Allah'ın takdirinden hiçbir şeyi sizden savamam' demişti). Fakat insanların çoğu bilmezler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Kardeşleri), Yusuf'un yanına girince, (Yusuf, öz) kardeşi(Bünyami)n'i yanına aldı ve: "Ben senin kardeşinim, onların (bizim hakkımızda) yaptıklarına üzülme!" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onların yüklerini hazırlatırken su tasını (öz) kardeşinin yükünün içine koydu. (Kervan hareket ettikten) sonra bir ünleyici şöyle seslendi: "Ey kervan, siz hırsızlarsınız!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dediler ki: "Kralın su tasını kaybettik (onu arıyoruz). Onu getirene bir deve yükü (mükafat) var. Ben buna kefilim"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf'un kardeşleri): "Allah, Allah! dediler, herhalde siz de bilmişsinizdir ki biz bu yere bozgunculuk yapmak için gelmedik. Ve biz hırsız değiliz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Cezası, (tas) kimin yükünde bulunursa işte o, onun karşılığıdır. (Hırsızlığına karşılık kendisine el konur). Biz haksızları böyle cezalandırırız! dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bunun üzerine (Yusuf), kardeşinin yükünden önce ötekilerin yüklerini aramağa başladı; sonra tası kardeşinin yükünden çıkardı. İşte Yusuf'a böyle bir çare öğrettik. Yoksa kralın dini(kanunu)na göre (Yusuf) kardeşini alamazdı. Meğer Allah dilemiş olsun. (Biz) dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilgi sahibinin üstünde daha bir bilen vardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf'un kardeşleri) Dediler ki: "(Bu) çaldıysa bundan önce kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (İçinden): "Siz fena bir durumdasınız, Allah, sizin anlattığınızın içyüzünü çok iyi biliyor!" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dediler ki: "Ey vezir, onun büyük bir ihtiyar babası var! (Onun alıkonduğuna çok üzülür.) Onun yerine (bizden) birimizi al; doğrusu, biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Eşyamızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını almaktan Allah'a sığınırız, yoksa biz zulmedenler oluruz! dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ondan umudu kesince aralarında konuşmak üzere (bir kenara) çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına kesin söz aldığını; daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye, yahut Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en iyisidir."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Babanıza dönün, deyin ki: Ey babamız, oğlun hırsızlık etti! Biz ancak bildiğimize şahidlik ettik (tasın, onun yükünden çıktığını gördük, ötesini bilmiyoruz), Biz gizliyi bilenler değiliz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(İnanmazsan) İçinde bulunduğumuz kente ve beraber geldiğimiz kervana sor. Biz doğru söylüyoruz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Dönüp babalarına geldiler ve kardeşlerinin sözünü söylediler. Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz size bir işi süs(leyerek sizi ona sürük)ledi. Artık (bana) güzelce sabretmek gerek. Belki de Allah, onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir, herşeyi hikmetle (yerli yerince) yapandır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve yüzünü onlardan öteye çevirdi de: "Ey Yusuf üzerindeki tasam (gel, gel, tam senin gelme zamanındır)!" dedi ve tasadan gözleri ağardı. (Acısını) yutkunuyor(açığa vurmamağa çalışıyor)du.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dediler ki: "Vallahi sen, Yusuf'u ana ana hasta olacaksın, yahut öleceksin!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a arz ederim ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim. dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın, Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin; zira kafir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Ya'kub'un oğulları, tekrar Mısır'a) Yusuf'un yanına döndüklerinde dediler ki: "Ey vezir, bize ve çocuklarımıza darlık dokundu, değersiz de bir sermaye ile geldik, ama sen bizim için tam ölçü ver, bize tasadduk eyle; çünkü Allah, tasadduk edenleri mükafatlandırır."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Yusuf) Dedi: "Sizler cahil iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı bildiniz mi?"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

A, yoksa sen, Yusuf musun? dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardeşimdir, dedi. Allah bize lutfetti (bizi korudu, yüceltti), doğrusu kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse, Allah iyilik edenlerin ecrini zayi etmez."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Vallahi dediler, Allah seni bizden üstün kıldı. Doğrusu biz suç işlemiştik!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bugün sizi kınama yok, Allah sizi bağışlar; O merhametlilerin merhametlisidir! dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Şimdi benim şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne koyun da gözü açılsın. Ve bütün ailenizle birlikte bana gelin.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kervan (Mısır'dan) ayrıl(ıp yola koyul)unca, babaları, (yanında bulunanlara): "Eğer bana bunak demezseniz, ben Yusuf'un kokusunu alıyorum." dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Müjdeci gelip de (Yusuf'un gömleği)ni (Ya'kub'un) yüzüne koyunca, derhal (gözü açıldı), görür oldu: "Size demedim mi ben, Allah'tan sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim?" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Oğulları): "Ey babamız, bizim günahlarımızın bağışlanmasını dile. Gerçekten biz günah işledik." dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sizin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim, dedi, şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Hep beraber Mısır'a hareket ettiler). Nihayet Yusuf'un yanına vardıklarında (Yusuf) ana-babasını kendine çekip kucakladı ve: "Allah'ın dileğiyle güven içinde Mısır'a girin!" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı ve hepsi onun için secdeye kapandılar (önünde saygı ile eğildiler. Yusuf): "Babacığım, dedi, işte bu, önceden (gördüğüm) rü'yanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı, bana iyilik etti; zira şeytan, benimle kardeşlerim arasına fitne soktuktan sonra O, beni zindandan çıkardı, sizi de çölden getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. O, (her tedbiri) bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbim, bana bir parça mülk verdin ve bana düşlerin yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! dünyada da, ahirette de benim yarim sensin! Beni müslüman olarak öldür ve beni iyilere kat!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Ey Muhammed) bu (anlatılanlar), sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar kararlarnı verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sen bu(okudukları)na karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, sadece bütün alemler için bir öğüttür.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde nice ayet(ler) var ki onların yanından yüzlerini çevirerek geçerler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlar, Alah'ın azabından, sargın bir belanın, kendilerine gelmeyeceğinden veya hiç farkında değillerken ansızın O (Duruşma) sa'atin(in) kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

De ki: "İşte benim yolum budur: Allah'a basiretle da'vet ederim. Ben ve bana uyanlar... Allah'ın şanı yücedir, ben ortak koşanlardan değilim."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Senden önce de kentler halkından, yalnız kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka, (elçi) göndermedik. Yeryüzünde hiç gezmediler mi ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Korunanlar için ahiret yurdu daha iyidir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Bir süre serbest bırakılmalarına aldanmasınlar. Kendilerinden önce gelenlere de öyle fırsat verilmişti. Fakat) Ne zaman ki, elçiler umutlarını kestiler ve kendilerinin yalana çıkarıldıklarını (kafirlere karşı kendilerine yapılacağı va'dedilen yardımın yapılmayacağını) sandılar, işte o zaman onlara yardımımız geldi ve dilediğimiz kimseler kurtarıldı. Azabımız suçlular topluluğundan asla geri çevrilmez.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Elbette onların hikayelerinde akıl sahipleri için ibret vardır. Bu (Kur'an), uydurulacak bir söz değildir; ancak kendinden önceki(Hak Kitabı)nın doğrulanması, her şeyin açıklaması; inananlar için bir kılavuz ve rahmettir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗