OkuAnlaANLAMA YOLCULUĞUNGiriş yap
Sureler

DİNLE · TAKİP ET · ANLA

İbrâhîm Suresi

52 ayet · Mekke dönemi

إبراهيم
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Anlamını görmek için Arapça bir kelimeye dokun.
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Elif lam ra. (Bu,) Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarıp o güçlü ve övgüye layık olan(Allah)ın yoluna iletmen için sana indirdiğimiz Kitaptır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O Allah ki, göklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur. Çetin azabdan dolayı vay şu kafirlerin haline!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ki onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yoluna engel olur ve onun eğrilmesini isterler. İşte onlar, derin bir sapıklık içindedirler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz, her elçiyi kendi kavminin diliyle gönderdik ki olara açıklasın. Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini yola iletir. O, azizdir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Andolsun biz, Musa'yı da "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini (geçmiş milletlerin başlarına gelen olayları) hatırlat!" diye ayetlerimizle birlikte göndermiştik. Şüphesiz bunda sabreden, şükreden herkes için ayetler (ibret verici işaretler) vardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Musa, kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki ni'metini hatırlayın, O sizi Fir'avn soyundan kurtardı. Onlar sizi işkencenin en kötüsüne koşuyorlar, oğullarınızı kesiyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve Rabbiniz size şöyle bildirmişti: "Andolsun şükrederseniz elbette size daha fazla veririm ve eğer nankörlük ederseniz azabım pek çetindir."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve Musa dedi ki: "Siz ve yeryüzünde bulunanlar hep nankörlük etseniz, iyi bilin ki Allah zengindir, övülmüştür (sizin şükrünüze muhtaç değildir)".

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sizden öncekilerin: Nuh, 'Ad ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin -ki onları(n sayısını) Allah'tan başka kimse bilmez- haberi size gelmedi mi? Elçileri onlara kanıtlar getirdi de onlar, ellerini ağızlarına koydu (öfkelerinden parmaklarını ısırdı)lar (yahut: peygamberlerin ağızlarını tuttular): "Biz sizinle gönderilen mesajı tanımadık ve biz sizin bizi çağırdığınız şeye karşı derin bir kuşku içindeyiz!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Elçileri: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe (edilir) mi? (O), sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlamak ve sizi belirtilmiş bir süreye kadar ertelemek için sizi davet ediyor" dediler. Onlar: "Siz de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsiniz. Bizi, atalarımızın taptığından çevirmek istiyorsunuz. O halde bize açık bir delil getirin!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Elçileri onlara dediler ki: "Evet biz de sizin gibi insandan başka bir şey değiliz. Fakat Allah, kullarından dilediğine lutfeder. Allah'ın izni olmadan biz size delil getiremeyiz. İnananlar, Allah'a dayansınlar."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanmayalım? Sizin bize yaptığınız eziyetlere katlanacağız. Tevekkül edenler, Allah'a dayansınlar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İnkar edenler, elçilerine dediler ki: "Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çıkarırız, ya da bizim dinimize dönersiniz!" Rableri de onlara şöyle vahyetti, "zalimleri mutlaka helak edeceğiz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve onların ardından sizi o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden korkan için(verdiğim söz)dür.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O suyu yutmağa çalışır, fakat boğazından geçiremez ve her yandan ona ölüm geldiği halde yine ölemez. Bunun ardından da kaba bir azab!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rablerine karşı nankörlük edenlerin iyi işleri, tıpkı fırtınalı bir günde rüzgarın savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi ele geçiremezler. İşte derin sapıklık budur!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah'ın, gökleri ve yeri hak(ve hikmet) ile yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi götürür ve yepyeni bir halk getirir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Hepsi Allah'ın huzurunda göründüler. Zayıflar, büyüklük taslayan(önder)ler(in)e: "Biz size tabi idik. Şimdi siz, bizden Allah'ın azabından (en ufak) bir şey savabilir misiniz?" dediler. (Büyüklük taslayanlar kendilerini ma'zur göstermek için: "Ne yapalım?") dediler: "Allah bize yol gösterseydi, biz de size yol gösterirdik. Artık biz sızlansak da, sabretsek de birdir; kaçıp sığınacak bir yerimiz yoktur!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İş bitirildikten sonra şeytan (onlara) şöyle dedi: "Allah size gerçek va'detti, ben de size va'dettim ama ben sözümden caydım! Benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Sadece sizi (küfür ve isyana) davet ettim. Siz de benim da'vetime koştunuz. O halde beni kınamayın, kendi kendinizi kınayın! Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Ben, önceden beni (Allah'a) ortak koşmanızı da tanımamıştım zaten. Doğrusu zalimler için acı bir azab vardır!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İnanıp iyi işyer yapanlar da Rablerinin izniyle sürekli kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokuldular. Onların orada dirlik temennileri "selam"dır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Görmedin mi Allah nasıl bir benzetme yaptı: Güzel söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah, öğüt almaları için insanlara böyle benzetmeler yapar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kötü sözün durumu da gövdesi yerin üstünden koparılmış, sabit olmayan kötü bir ağaca benzer.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah, inananları, dünya hayatında da, ahirette de sağlam sözle tesbit eder. Allah, zalimleri de şaşırtır ve Allah, dilediğini yapar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Baksana şunlara, Allah'ın ni'metini nankörlüğe çevirdiler (O'nun verdiği ni'mete şükredecekleri yerde nankörlük edip inkara saptılar), kavimlerini de helak yurduna kondurdular.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: "(Şimdilik) eğlenin, gideceğiniz yer ateştir!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İnanan kullarıma söyle: Namazı kılsınlar, ne alışverişin, ne de dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık sarfetsinler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah O'dur ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten su indirdi ve onunla size rızık olarak çeşitli meyvalar çıkardı. Buyruğuyla denizde akıp gitmesi için gemileri emrinize verdi, ırmakları emrinize verdi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sürekli olarak (seyir ve aydınlatma) görevlerini yapan güneşi ve ay'ı emrinize verdi, geceyi ve gündüzü de emrinize verdi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eğer Allah'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bir zaman İbrahim, şöyle demişti: "Rabbim, bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir, kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır), şüphesiz sen bağışlayan, esirgeyensin.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, senin Haram Evinin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı kılsınlar diye (böyle yaptım). Artık sen de insanlardan birtakım gönüllüleri, onları sever yap ve onları çeşitli meyvalarla besle ki şükretsinler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbimiz, sen bizim gizlediğimizi ve açığa vurduğumuzu hep bilirsin. Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İhtiyarlık çağımda bana İsma'il ve İshak'ı lutfeden Allah'a hamdolsun. Şüphesiz Rabbim du'ayı işiten(kabul buyuran)dır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbim, beni ve zürriyetimden bir kısmını namazı kılan yap; Rabbimiz, du'amı kabul buyur!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbimiz, hesabın görüleceği gün, beni, anamı-babamı ve mü'minleri bağışla!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Zalimlerin yaptığından Allah'ı gafil sanma, O, sadece onları, gözlerin dehşetten donup kalacağı bir güne ertelemektedir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(O gün) başlarını dikerek koşarlar, bakışları kendilerine dönmez, (öyle donup kalmıştır sanki). Yüreklerinin içi de bomboş havadır. (Şaşkınlıktan, kafalarında düşünce adına bir şey kalmamıştır).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İnsanları, kendilerine azabın geleceği şu güne karşı uyar ki, zalimler: "Rabbimiz, derler, bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına gelelim, elçilere uyalım! "Peki, önceden sizin için hiç zeval olmadığına (sürekli yaşayacağınıza) yemin etmemiş miydiniz?"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Sizden önce 'Ad ve Semud gibi) kendilerine yazık eden milletlerin yerlerinde oturmuştunuz, onlara nasıl yaptığımız, size belli olmuştu ve size benzetmeler de yapıp anlatmıştık (değil mi?)"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa tuzakları dağları yerinden kaldıracak (cinsten) olsa bile onların tuzakları, Allah'ın yanındaydı (Allah onların tuzaklarını bozar, cezalarını verirdi).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sakın, Allah'ı, elçilerine verdiği sözden cayar, sanma! Çünkü Allah daima üstündür, öc alandır!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O gün yer başka yere, gökler de (başka göklere) değiştirilir. (Bütün) insanlar tek ve kahredici Allah'ın huzurunda görünürler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve o gün suçluları, birbirine (veya elleri ayaklarına) yaklaştırılarak zincirlere vurulmuş görürsün!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah, her canı kazandığiyle cezalandırmak için (böyle yapar). Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bu (Kur'an), insanlara bir tebliğdir. (İnsanlar), bununla uyarılsınlar; O'nun yalnız Tek tanrı olduğunu bilsinler ve sağduyu salipleri öğüt alsınlar diye (gönderilmiştir).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗