OkuAnlaANLAMA YOLCULUĞUNGiriş yap
Sureler

DİNLE · TAKİP ET · ANLA

A’râf Suresi

206 ayet · Mekke dönemi

الأعراف
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Anlamını görmek için Arapça bir kelimeye dokun.
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allah tarafındandır. Sen hemen insanları uyar).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarıları kalmadı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Hem kendilerine elçi gönderilmiş olanlara soracağız, hem de gönderilen elçilere soracağız.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve elbette onlara, olan biten herşeyi bilgi ile anlatacağız, zira biz onlardan uzak değiliz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin!" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis etmedi, o secde edenlerden olmadı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Öyle ise oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sonra (onların) önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun ki onlardan sana kim uyarsa (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım (azdıran sizler de, size uyup yoldan çıkan insanlar da cehenneme gireceksiniz)!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Sonra Allah, Adem'e hitabetti): "Ey Adem, sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Derken şeytan, onların, kendilerinden gizlenmiş olan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek, ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men'etti" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı, (önceki mevkilerinden indirdi). Ağac(ın meyvasın)ı tadınca çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerine örtmeğe başladılar. Rableri onlara ünledi: "Ben sizi o ağaçtan men'etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dediler: "Rabbimiz, biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan (diriltilip) çıkarılacaksınız! dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey Adem oğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Korunma giysisi, en iyisidir. İşte bu(nlar), Allah'ın ayetlerindendir, belki düşünüp öğüt alırlar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey Adem oğulları, şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanların dostları yaptık.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." dediler. "Allah kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın (Allah'a hiçbir benzer, eş, ortak koşmadan, gönlünüze başka tanrılar getirmeden sırf Allah'a yönelerek O'na kulluk edin). İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey Adem oğulları, her mesci(de gidişiniz)de süs(lü, güzel giysiler)inizi alın; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü ve güzel rızıkları kim haram etti?" De ki: "O, dünya hayatında inananlarındır, kıyamet günü de yalnız onlarındır." İşte biz, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

De ki: "Rabbim, fuhuşları, gerek açığını, gerek kapalısını; günahı ve haksız yere saldırmayı; hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah'a ortak koşmayı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyler söylemenizi kesinlikle haram etmiştir."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince (onlar), ne bir an geri kalırlar, ne de öne geçerler, (tam vaktinde batıp giderler).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey Adem oğulları, size kendi içinizden elçiler gelip size ayetlerimi anlattıkarı zaman korunup uslananlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ayetlerimizi yalanlayıp onları kabule tenezzül etmeyenlere gelince, onlar da ateş halkıdır; onlar orada sürekli kalacaklardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah'a yalan uyduran, ya da O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitaptan nasipleri erişir (ezelde kendileri için ne rızık takdir edilmişse onu alır ve kendilerine yazılmış süre kadar yaşarlar); nihayet (ömürleri tükendiğizaman) melek elçilerimiz gelip canlarını alırken: "Hani Alah'tan başka yalvardıklarınız nerede?" dediklerinde: "Bizden sapıp, kayboldular" dediler ve kendi aleyhlerine, kendilerinin kafir olduklarına şahidlik ettiler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Sizden önce geçen cin ve insan topluluklariyle beraber ateşin içine girin!" Her ümmet girdikçe yoldaşına la'net etti. Hepsi birbiri ardından orada toplanınca sonrakiler, öncekiler için dediler ki: "Rabbimiz, bunlar bizi saptırdılar. Bunlara ateşten bir kat daha azab ver!" (Allah): "Hepsi için bir kat fazla (azab) vardır, ama siz bilmezsiniz." dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Öncekiler de sonrakilere dediler ki: "Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O halde siz de kazandıklarınıza karşılık azabı tadın!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bizim ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmağa tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir! İşte suçluları böyle cezalandırırız.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlar için cehennemden bir döşek ve üstlerinde de (yine ateşten) örtüler vardır. İşte zalimleri böyle cezalandırırız!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İnanıp iyi işler yapanlar, -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemeyiz- İşte onlar cennet halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Göğüslerinden kinden (tasadan) ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. Altlarından ırmaklar akmaktadır. "lutfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun, Allah bizi getirmeseydi, biz bunu bulamazdık! Rabbimizin elçileri, gerçeği getirmişler (söyledikleri doğruymuş)." dediler. Onlara: "İşte size cennet; yaptıklarınıza karşılık o size miras verildi" diye seslenildi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Cennet halkı, ateş halkına seslendi: "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" (Onlar da): "Evet", dediler ve aralarından bir ünleyici: "Allah'ın la'neti zalimlerin üzerine olsun!" diye ünledi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlar ki Allah'ın yolundan menedip, onu eğriltmek isterler, ahireti de inkar ederlerdi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İki taraf arasında bir perde ve A'raf üzerinde de hepsini (hem cennetlikleri hem de cehennemlikleri, yüzlerindeki) işaretleriyle tanıyan erkekler vardır. (Bunlar), henüz cennete girmemiş olan, fakat girmeyi bekleyen, cennet halkına: "selam size!" diye seslendiler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Gözleri ateş halkı tarafına çevrildiği zaman da; "Rabbimiz, bizi şu -zalim toplulukla beraber bulundurma!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

A'raf halkı, yüzlerindeki işaretleriyle tanıdıkları birtakım adamlara da ünleyerek dediler ki: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiçbir yarar sağlamadı."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah onları hiçbir rahmete erdirmeyecek, diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artık size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ateş halkı, cennet halkına: "Suyunuzdan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın (ne olur)!" diye seslendiler. (Onlar da) dediler ki; "Allah, bu ikisini kafirlere haram etmiştir."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlar ki dinlerini bir eğlence ve oyun yerine koydular ve dünya hayatı, kendilerini aldattı. Onlar, bu günleriyle karşılaşacaklarını nasıl unuttular ve ayetlerimizi bile bile nasıl inkar ediyor idilerse, biz de bugün onları öyle unuturuz!.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Gerçekten onlara, bilgiye göre açıkladığımız, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir Kitap getirdik.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İlle onun te'vilini mi gözetiyorlar? Onun te'vili geldiği (haber verdiği şeyler ortaya çıktığı) gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmiş. Şimdi bizim şefa'atçilerimiz var mı ki bize şefa'at etsinler, yahut tekrar geri döndürül(üp dünyaya gönderil)memiz mümkün mü ki, (orada eski) yaptıklarımızdan başkasını yapalım?" Onlar, kendilerini ziyana soktular ve uydurdukları şeyler, kendilerinden saptı (kaybolup gitti).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbiniz o Allah'tır ki; gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arşa istiva etti (tahta kuruldu. O), geceyi, durmadan onu kovalayan gündüzün üzerine bürüyüp örter. Güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğmiş vaziyette (yaratan O'dur). İyi bilin ki, yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi Allah, ne uludur!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbinize yalvararak ve gizlice du'a edin, çünkü O, haddi aşanları sevmez.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yeryüzü düzeltildikten sonra onda bozgunculuk yapmayın, korkarak ve umarak O'na du'a edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O ki rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderir. Nihayet onlar, ağır ağır bulutları yüklenince, onu ölü bir ülkeye yollarız; onunla su indirir ve türlü türlü meyvalar çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Güzel olan ülkenin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için ayetleri böyle döndürüp (tekrar tekrar) açıklarız.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Andolsun Nuh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabın(ın inmesin)den korkuyorum."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kavminden ileri gelenler dediler ki: "Biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dedi ki: "Ey kavmim, bende bir sapıklık yok, ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Size Rabbimin mesajlarını duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Korunup da merhamete uğramanız için, içinizden sizi uyaracak bir adam aracılığı ile bir Zikir (sizi ikaz eden bir Kitap, size şan ve şeref verecek bir kanun) gelmesine şaştınız mı?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O'nu yalanladılar, biz de O'nunla berebar gemide bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar kör bir kavim idiler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ad(kavmin)e de kardeşleri Hud'u (gönderdik): "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'dan başka tanrınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kavminden ileri gelen inkarcılar dediler ki: "Biz seni bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve biz seni yalancılardan sanıyoruz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ey kavmim, bende beyinsizlik yok, ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim. dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Size Rabbimin mesajlarını duyuruyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir Zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki (Allah) sizi, Nuh kavminden sonra, onların yerine hakimler yaptı. Üstelik, yaratılışta, size irilik verdi (sizi daha iri yapılı yarattı). Allah'ın ni'metlerini hatırlayın ki başarıya eresiniz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dediler ki; "Ya, demek sen, tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdidettiğin(o azab)ı bize getir!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir rics (pislik) ve gazab inmiştir. Allah'ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği (ve hiçbir güç vermediği), sadece sizin ve atalarınızın taktığı (boş) isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyle ise, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O'nu ve O'nunla beraber olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanların ve inanmayacak olanların ardını kestik.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir; bırakın onu Allah'ın arzından yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azab yakalar."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Düşünün ki (Allah), Ad'dan sonra sizi hükümdarlar yaptı ve yeryüzünde sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar ediniyorsunuz, dağlarını yontup evler yapıyorsunuz, artık Allah'ın ni'metlerini hatırlayın da yeryüzünde bozgunculuk yapıp karışıklık çıkarmayın.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görülen inananlara: "Siz, dediler, Salih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Büyüklük taslayanlar: "Biz, sizin inandığınızı inkar edenleriz!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğu dışına çıktılar; "Ey Salih, eğer hakikaten elçilerdensen, bizi tehdidettiğin (azab)ı bize getir!" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Salih), onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim, ben size Rabbimin mesajlarını duyurdum ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Lut'u da (gönderdik). Kavmine dedi ki: "Siz, sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Doğrusu siz, israfçı (aşırı) bir kavimsiniz!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kavminin cevabı: "Onları (şu Lut taraftarlarını) kentinizden çıkarın, çünkü onlar, fazla temizlenen insanlarmış!" demelerinden başka olmadı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı geride kalanlardan oldu.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve üzerlerine bir (taş) yağmur(u) yağdırdık; bak, işte suçluların sonu nasıl oldu!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inananlar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve her yolun başına oturup da tehdidederek inananları Allah yolundan çevirmeğe ve o(Hak yolu)nu eğriltmeğe çalışmayın; düşünün siz az idiniz, O sizi çoğalttı ve bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilene inanmış, bir kısmı da inanmamış ise, Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin; O, hükmedenlerin en iyisidir!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz)?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer tekrar ona dönersek, Allah'ın üzerine yalan atmış oluruz. Rabbimiz Allah, dilemedikten sonra o(sizin dediğiniz di)ne dönmemiz, bizim için olur şey değildir. Rabbimiz, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a dayanmışız. (Ey) Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasın(daki iş)i gerçekle aç(ığa çıkar). Muhakkak ki sen (gerçekleri) aç(ığa çıkar)anlanın en iyisisin!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız muhakkak siz ziyana uğrarsınız!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Şu'ayb'i yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Şu'ayb'i yalanlayanlar... işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Şu'ayb), onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim dedi, ben size Rabbimin mesajlarını duyurdum ve size öğüt verdim, artık kafir bir kavme nasıl acırım?"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını -yalvarıp yakarsınlar diye- mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sonra kötülüğü değiştirip yerine iyilik getirdik de (insanlar) çoğaldılar ve: "Atalarımıza da darlık ve sevinç dokunmuştu (onlar da üzüntülü ve sevinçli günler geçirmişlerdi)." dediler (de olaylardan ibret alıp şükretmediler). Biz de onları, hiç farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakaladık.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(O) ülkelerin halkı inanıp (kötülüklerden) korunsalardı, elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluklar açardık; fakat yalanladılar, biz de onları kazandıklarıyle yakaladık.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Peki (o) ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ya da (o) ülkelerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken azabımızın onlara gelmeyeceğinden emin midirler?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağın(a yakalanmayacağın)dan emin olamaz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Geçmiştekilerin başlarına gelenler), sahiplerinden sonra şu toprağa varis olanları yola getirmedi mi (hala anlamadılar mı) ki biz dilesek, kendilerini de günahlarıyle cezalandırırız ve kalblerini mühürleriz, artık hiç işitmezler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İşte o ülkeler; sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Andolsun, elçileri onlara açık deliller getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıklarından ötürü, inanmak istemediler. İşte Allah, kafirlerin kalblerini böyle mühürler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onların çoklarını yoldan çıkmış bulduk ama, çoklarında sözde durma diye bir şey bulmadık.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlardan sonra Musa'yı ayetlerimizle Fir'avn'a ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik, ayetlerimize haksızlık ettiler; fakat bak, bozguncuların sonu nasıl oldu!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Musa dedi ki: "Ey Fir'avn, ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah'a karşı gerçekten başkasını söylememek, benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim, artık İsrail oğullarını benimle gönder!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Fir'avn) dedi. "Eğer bir ayet (mu'cize) getirmiş isen, hakikaten doğru söylüyorsan göster onu bakalım!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Fir'avn kavminden ileri gelen bir topluluk dediler ki: "Bu, çok bilgili bir büyücüdür!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Büyücüler Fir'avn'a gelip: "Eğer üstün gelen biz olursak, elbet bize bir mükafat var, değil mi?" dediler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dediler ki "Ey Musa, sen mi (önce hünerini ortaya) atacaksın, yoksa (önce) atanlar biz mi olalım?"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Siz atın dedi. (Hünerlerini ortaya) atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve büyük bir büyü (ortaya) getirdiler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz de Musa'ya: "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Musa'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Fir'avn: "Ben size izin vermeden ona inandınız mı?" dedi. "Bu, bir tuzaktır, şehirde bu tuzağı kurdunuz ki, halkını oradan çıkarasınız, ama yakında (başınıza gelecekleri) bileceksiniz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra hepinizi (hurma dallarına) asacağım!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbimizin, bize gelmiş olan ayetlerine inandığımız için bizden öc alıyorsun. (Ey) Rabbimiz, üzerimize sabır boşalt ve bizi müslümanlar olarak öldür!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Fir'avn kavminden ileri gelen bir topluluk dedi ki: "Musa'yı ve kavmini bırakıyorsun ki, seni ve tanrılarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk mu yapsınlar?" (Fir'avn): "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz daima onların üstünde eziciler olacağız!" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Musa, kavmine; "Allah'tan yardım isteyin, sabredin!" dedi; yeryüzü Allah'ındır, onu kullarından dilediğine verir. Sonuç, korunanlarındır!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Ey Musa), sen bize gelmezden önce de, sen bize geldikten sonra da bize işkence edildi. dediler. (Musa) dedi: "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı yok eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Andolsun biz, Fir'avn ailesini tuttuk, öğüt alsınlar diye yıllarca kıtlıkla ve ürünleri azaltmakla sıktık.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlara bir iyilik geldiği zaman: "Bu, bizimdir (kendi becerimizle bunu elde ettik)" derler; kendilerine bir kötülük ulaşırsa, Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlar(onların yüzünden belaya uğradıklarını sanırlar)dı. İyi bilinki, onların uğursuzluğu Allah katındadır, fakat çokları bilmezler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ve dediler ki: "bizi büyülemek için ne kadar mu'cize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz de onların üzerine ayrı ayrı mu'cizeler olarak Tufan, Çekirge, Kımıl (haşerat), Kurbağalar ve Kan gönderdik; ama yine büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Üzerlerine azab çökünce: "Ey Musa, dediler, sana verdiği söz uyarınca bizim için Rabbine du'a et; eğer bizden azabı kaldırırsan, muhakkak sana inanacağız ve mutlaka İsrail oğullarını seninle beraber göndereceğiz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz onlardan, geçirecekleri bir süreye kadar azabı kaldırınca, hemen yeminlerini bozmağa başladılar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz de onlardan öc aldık, onları yemm(su)da boğduk! Çünkü onlar, ayetlerimizi yalanlamışlardı ve onları umursamaz olmuşlardı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Hor görülüp ezilmekte olan milleti de içini bereketlerle donattığımız yerin, doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrail oğullarına verdiği güzel söz, sabretmeleri yüzünden tam yerine geldi. Fir'avn'ın ve kavminin yapageldiği şeyleri ve yükseltmekte oldukları sarayları (ve bahçeleri) de yıktık.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İsrail oğullarını denizden geçirdik, kendilerine mahsus birtakım putlara tapan bir kavme rastladılar: "Ey Musa, dediler, (bak) bunların nasıl tanrıları var, bize de öyle bir tanrı yap!" (Musa) dedi: "Siz, gerçekten cahil bir toplumsunuz."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Şunların içinde bulundukları (din) yıkılmıştır ve yaptıkları şeyler boşa çıkmıştır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah, sizi alemlere üstün yapmış iken size Allah'tan başka bir tanrı mı arayayım? dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Ey İsrail oğulları), hatırlayın o zamanı ki biz sizi Fir'avn ailesinden kurtarmıştık. Onlar size azabın en kötüsünü yapıyorlardı: "Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda, size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Musa ile otuz gece (bana ibadet etmesi için) sözleştik ve buna on gece daha kattık. Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit, kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: "Kavmim içinde benim yerime geç, ıslah et, bozguncuların yoluna uyma."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Musa, tayin ettiğimiz vakitte bizimle buluşmağa gelip de Rabbi ona konuşunca: "Rabbim, bana görün, sana bakayım!" dedi. (Rabbi) buyurdu ki: "Sen beni göremezsin; fakat dağa bak, eğer o yerinde durursa, sen de beni göreceksin!" Rabbi dağa görününce onu darmadağın etti ve Musa da baygın düştü. Ayılınca: "Sen yücesin, sana tevbe ettim, ben inananların ilkiyim!" dedi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu ki: "Ey Musa, Ben mesajlarımla ve konuşmamla seni insanların başına seçtim; sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Öğüte ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalara yazdık: "Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret, bunların en güzelini tutsunlar (bu en güzel buyruklar gereğince amel etsinler); size, yoldan çıkmışların yurdunu (nasıl tarumar ettiğimi) göstereceğim!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar her ayeti görseler de yine ona inanmazlar. Doğru yolu görseler, onu yol edinmezler, ama azgınlık yolunu görseler, onu yol edinirler. Çünkü onlar, ayetlerimizi yalanladılar ve onları umursamaz oldular.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanların eylemleri boşa çıkmıştır. Onlar, yalnız yaptıklarıyle cezalanmıyorlar mı?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Musa kavmi, kendisin(in, Rabbi ile mülakata gitmesin)den sonra kendilerinin zinet takımlarından yapılmış, böğürmesi olan bir buzağı heykelini (tanrı diye) benimsediler. Görmediler mi ki o, ne kendilerine söz söylüyor, ne de onlara yol gösteriyor? Onu benimsediler ve zalimler(den) oldular.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ne zaman ki (pişmanlıklarından ötürü) başları elleri arasına düşürüldü ve kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını gör(üp anla)dılar, dediler ki: "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, elbette ziyana uğrayanlardan oluruz!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Musa, kavmine kızgın ve üzgün bir halde dönünce: "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız? Rabbinizin emrini (beklemeyip) acele mi ettiniz?" dedi, levhaları yere attı ve kardeşinin başını tutup kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi): "Anamın oğlu, dedi, bu insanlar beni hırpaladılar, az daha beni öldürüyorlardı. (Ne olur) düşmanları üstüme güldürme, beni bu zalim kavimle beraber tutma!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Musa): "Rabbim, dedi, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetinin içine sok, merhametlilerin en merhametlisi sensin!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Buzağıyı (tanrı diye) benimseyenlere, muhakkak Rablerinden bir öfke ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir! İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ama kötülükler yaptıktan sonra ardından tevbe edip inananlar(a karşı), muhakkak ki Rabbin, o(tevbe ve ima)ndan sonra, elbette bağışlayandır, esirgeyendir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Öfkesi dinince Musa, levhaları aldı. Onlardaki yazıda Rablerinden korkanlar için yol gösterme ve rahmet vardı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(Allah, Musa'ya kırk gece ibadetten sonra buluşma va'detmiş ve kavminden yetmiş kişiyi de seçip o huzura getirmesini emretmişti). Musa, bizimle buluşma vakti için kavminden yetmiş adam seçti (huzura getirdi. Gelenler, Musa ile Allah arasındaki o yüce konuşmayı işitmekle yetinmeyip Allah'ı açıkça görmedikçe inanmayacaklarını söylediler. Bunun üzerine) onları sarsıntı yakalayınca (Musa) dedi ki: "Rabbim, dileseydin bunları da beni de daha önce helak ederdin. İçimizden bazı beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? Bu (iş), senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini şaşırtırsın, dilediğine yol gösterirsin. Sen bizim velimizsin, bizi bağışla, bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bize bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de. Biz sana yöneldik. (Alah) buyurdu ki: "Azabıma, dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, korunanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o Elçi'ye, o ümmi Peygamber'e uyarlar. O (Peygamber) ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O'na inanan, destekleyerek O'na saygı gösteren, O'na yardım eden ve O'nunla beraber indirilen nura uyanlar, işte felaha erenler onlardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

De ki: "Ey insanlar, ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan, kendisinden başka tanrı bulunmayan, yaşatan, öldüren Allah'ın Elçisiyim. Gelin Allah'a ve O'nun ümmi peygamberi olan Elçisine inanın -ki o (peygamber) de Allah'a ve O'nun sözleri ne inanmaktadır,-O'na uyun ki doğru yolu bulasınız!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Musa kavmi içinde doğrulukla hakka götüren ve hak ile adalet yapan bir topluluk da vardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Biz onları (Ya'kub'un oniki oğlundan gelen) oniki torun kabileye ayırdık. Kavmi kendisinden su isteyince, Musa'ya: "Asanla taşa vur!" diye vahyettik. Taştan oniki göze fışkırdı. Her kabile içeceği yeri bildi. (Ayrıca) üzerlerine bulutla gölge yaptık ve onlara kudret helvasıyle bıldırcın eti indirdik: "Size verdiğimiz güzel rızıklardan yeyin!" (dedik). Ama onlar (saptılar, haksızlık ettiler. Böylece onlar) bize zulmetmediler, fakat kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlara: "Şu kentte oturun. Orada dilediğiniz yerden yeyin, (Allah'a niyaz edip bizi) affet deyin ve secde ederek kapıdan girin ki hatalarınızı bağışlayalım; biz iyilik edenlere daha fazlasını da vereceğiz." denildi.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İçlerinden zulmedenler, (söylediğimiz) sözü, kendilerine söylenmeyen bir sözle değiştirdiler. Biz de haksızlık ettiklerinden dolayı üzerlerine gökten bir azab gönderdik.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlara, deniz kıyısında bulunan kent(halkın)ın durumunu sor. Hani onlar Cumartesine saygısızlık edip haddi aşıyorlardı. Çünkü Cumartesi (tatil) yaptıkları gün, balıkları onlara akın akın gelirdi. Cumartesi (tatil) yapmadıkları gün balıkları gelmezlerdi. Biz onları yoldan çıkmalarından ötürü böyle sınıyorduk.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

İçlerinden bir topluluk: "Allah'ın helak edeceği, yahut şiddetli bir şekilde azabedeceği bir kavme artık ne diye öğüt veriyorsunuz?" dedi. Dediler ki: "Rabbinize ma'zeret (beyan edebilmek) için, bir de belki korunurlar diye (öğüt veriyoruz)."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ne zaman ki onlar, kendilerine hatırlatılanı unuttular, biz de kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azab ile yakaladık.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kibirlerinden dolayı kendilerine yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince onlara: "Aşağılık maymunlar olun!" dedik.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbin, "Elbette ta kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü yapacak kimseler gönderecektir!" diye ilan etmişti. Doğrusu, Rabbin çabuk ceza verendir ve O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onları yeryüzünde topluluklara ayırdık. Onlardan kimi iyi kişilerdi, kimi de alçak! Belki dönerler diye onları iyiliklerle de, kötülüklerle de sınadık.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onların ardından, yerlerine geçip Kitaba varis olan birtakım insanlar geldi ki, onlar, şu alçak(dünyan)ın menfaatini alıyorlar: "Biz nasıl olsa bağışlanacağız!" diyorlar. Kendilerine, ona benzer bir menfaat daha gelse onu da alırlar. Peki "Allah hakkında, gerçekten başkasını, söylememeleri hususunda kendilerinden Kitap misakı alınmamış mıydı? Ve onun içindekini okuyup öğrenmediler mi? Âhiret yurdu, korunanlar için daha hayırlıdır. Düşünmüyor musunuz?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O(koruna)nlar ki Kitaba sımsıkı sarılırlar ve namazı kılarlar; elbette biz, iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Bir zaman da üzerlerine dağı, bir gölge gibi kaldırmıştık, üstlerine düşecek sanmışlardı: "Size verdiğim(Kitap)ı kuvvetle tutun ve içinde olanı hatırlay(ıp yap)ın ki (azabımızdan) korunasınız!" (demiştik).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbin, Adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye onları kendilerine şahid tutmuştu. "Evet, (buna) şahidiz!" dediler. kıyamet günü "Biz bundan habersizdik!" demeyesiniz.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yahut: "(Ne yapalım) daha önce babalarımız (Allah'a) ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesil old(uğumuz için öyle yapt)ık. (Gerçekleri) iptal edenlerin yaptıkları yüzünden bizi helak mı ediyorsun?" demeyesiniz diye (sizin Rabbiniz olduğum hakkında sizleri şahid tutmuştuk).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlara şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Dileseydik elbette onu o ayetlerle yükseltirdik, fakat o, yere saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu, tıpkı şu köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, onu bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayanların durumu budur. Bu kıssayı anlat, belki düşünür(öğüt alır)lar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ayetlerimizi yalanlayan ve kendilerine de zulmeden topluluğun durumu ne kötüdür!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah kime yol gösterirse, işte yolu bulan odur. Kimi de saptırırsa, işte ziyana uğrayanlar onlardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Andolsun, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık ki kalbleri var, fakat onlarla anlamazlar; gözleri var, fakat onlarla görmezler; kulakları var, fakat onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapık... Ve işte gafiller onlardır!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

En güzel isimler Allah'ındır. O halde O'na o (güzel isim)lerle du'a edin ve O'nun isimleri hakkında eğriliğe sapanları bırakın; onlar yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Yarattıklarımız içinde, doğrulukla hakka götüren ve hak ile adalet yapan bir ümmet de vardır.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake yaklaştıracağız.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Göklerin, yerin melekutuna ve Allah'ın yarattığı şeylere ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bak(ıp ibret al)madılar mı? Peki bun(a inanmadık)dan sonra hangi söze inanacaklar?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Sana (Duruşma) sa'at(in)den soruyorlar: Gelip çatması ne zaman diye. De ki: "Onun bilgisi, ancak Rabbimin yanındadır. Onu tam zamanında açığa çıkaracak olan, yalnız O'dur. O, göklere de, yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir." Sanki sen, onu biliyormuşsun gibi, sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi, Allah'ın yanındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler."

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

De ki: "Ben kendime, Allah'ın dilediğinden başka ne bir fayda, ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbete çok hayır (mal ve mülk) elde ederdim. Bana kötülük dokunmamış (beni cin çarpmamış)tır. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O'dur ki sizi bir tek nefisten yarattı, gönlü ısınsın diye ondan eşini var eti; eşini sarıp örtünce (eşiyle birleşince) eşi, hafif bir yük yüklendi, onu gezdirdi. (Yükü) ağırlaşınca ikisi beraber Rableri Allah'a du'a ettiler: "Eğer bize iyi, güzel bir çocuk verirsen elbette şükredenlerden oluruz!" (dediler).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Fakat (Allah) onlara iyi, güzel bir çocuk verince, kendilerine verdiği şeyde Allah'a ortaklar koşmağa başladılar. Allah ise onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

(O putlar), ne onlara bir yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım ederler?

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Ha onları çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, sizin için birdir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah'tan başka yalvardıklarınız da sizler gibi kullardır, (onların tanrı olduğu hakkındaki iddianızda) doğru iseniz, çağırın onları da size cevap versinler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Benim velim, Kitabı indiren Allah'tır. O, iyileri yönetir (korur).

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

O'ndan başka yalvardıklarınız ise, ne size yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım ederler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onları hidayete çağırırsanız, işitmezler. Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Ne zaman şeytandan bir kötü düşünce seni dürtüklerse, Allah'a sığın; çünkü O, işitendir, bilendir.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan gelen bir vesvese dokunduğu zaman düşünür, (gerçeği) görürler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kardeşleri ise onları, azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretler(gönül gözlerini açan nurlar, gerçeğe ileten kanıtlar)dır ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir!"

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma!

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗
TÜRKÇE MEAL · Süleyman Ateş

Rabbinin yanında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan geri kalmazlar, (daima) O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Kur’an Yolu · ayetin tefsirini ve bağlamını incele ↗